40 günlük var gibi esmerim,
doğduğum ana yabancı sanki
çiğ süt emzirmiş o'da diğerleri gibi belli ki..
az buçuk yolum var gibi
kırk köprü dayadığım insanlar şimdi yok sanki
yabancılaşmaları kendi menfaatleri üzerine elbet
sevgi kayboldu,
kurgu ustaca ve kalbim eski fabrika ..
kıymet bilemedim değil, bilinmedi.
yakama erişik tüm suçlara yaptığım hayırlar ilişik
yanıldım ; derler ya
denize güvendim martıdan caydım
o hesap kesatlığında bendeki durum.
40 dakikalık gözden geçirdim günlükleri
yolun yarısını aştığım insanlar apaynı
acımın o'nlarıda sarsmasını istemiyorum.
bu yüzden gayrıyım artık ..
baba müstevli, bacı başka menzilde yabancıladı yüzümü
koca istanbula sığındım
oda ilk zamanki tebessüm edişini
şimdi çimdik çimdik tahsile yöneldi huzrumdan.
ben ağlarsam titrer gökyüzü
bedduam çıkmaz ağzımdan ,yüreğim ezbere okur
elvedaya alışkın insancıl sevdaları ..
bir şans vermek
köprü üstüne çekilmiş bentleri dostça kaldırmak
insanların tercihine yenilen gönüllerinde pırlanta yeri tutmak
olursa şöyle gümüş kıratlı bir halim
olursa eğer 40 ayar bir şöyle nispet yapılabilecek bir adam
takarım koluma
uçsun gitsin çocukluğum
o'nlarda alışsın artık,
çoktan uçurduğum çocukluğumdan.
ekmek derdi saçlarımda mevsimsiz kışlara sebeb
pırangalarını böğrüme saplamış insanlar
kıyamete dek ;
ben ağladım ya, üzüldüm ya bir kere
morardı göz kapakçıklarım
kırıklarıma basıp geçen insanlaradır
yine dostça olan masumane elvedalarım..

Oğuzhan Cabbaroğlu (Yazar Hakkında)
0 yorum:
Yorum Gönder